Memleketimden İnsan Manzaraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Memleketimden İnsan Manzaraları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2010 Pazar

Memleketimden İnsan Manzaraları - 4

Sizlere daha önce de bahsettiğim gibi memleketimizde bazı belirli sözde haber formatları var, bu yazımda bu formatlardan birini inceleme şansı buluyoruz.

Bilimle ilgili fakat bilgilendirmekten yoksun ama aynı zamanda kimilerine göre ilginç olabilecek [en azından editöre göre] olan hal ve durumlarla karşı karşıyayız bu tarz haberlerde. Bu örnekte haberin içeriği o kadar fos ki, haberin başlığı ve şapka diye tabir ettiğimiz kısım ne olup bittiğini anlamamıza yeterli.

Evet, gel gelelim okuyucular bu haberi editörün beklediği kadar ilginç bulmuşlar mı? Hemen aşağıya bakalım da görelim, hiç merakta kalmayalım. Lütfen yorumları aşağıdan yukarıya, yani kronolojik sırayla okuyalım.

Gördüğümüz gibi okuyucular kendi aralarında medeni bir şekilde atışıyorlar, kimin üstün geldiğiyse belli. Bu haberi yazana da siteye koyan editöre de kapak niteliğinde bir yorum gelmiş! Alkışlar Onur'a!

Memleketimden İnsan Manzaraları - 3

Evet bu sefer de karşınıza muhteşem bir insanlık haliyle çıkmanın haklı gururunu yaşıyorum. Haberi yazan da okuyan da öyle bir şaşkınlığa uğramış ki, ne editör bu durum buna benzer diye sınıflandırma işine girişip saçmalayabilmiş, ne de okuyucular bir yorum yapabilmiş.

Şimdi bu haberi normal bir insan okuduğu anda, ilk olarak oha yaa 21. yüzyılda hala böyle iş mi olur tepkisi filan veriyor. Bu ilk şaşkınlık geçtiği anda akılda şu sorular beliriyor, ya bu olay nasıl haber oldu, burdaki sorgulama haberin haber değeri taşıyıp taşımamasından öte [taşımadığı zaten ortada taşısa burada olmazdı] sözde haber ajansındaki haberi yapan kişi nasıl oldu da bu olaydan haberdar oldu da, gitti de, cuma namazının ardından duasını eden cemaati çekti. Bu iş gerçekten olduysa, bu işi imam mı, muhtar mı kim organize edip de haber ajansına köyün reklamı amaçlı duyurdu.

Tabi ki bütün bunlar çok saçma geldiği için insan düşünüyor, kendi kendinize diyorsunuz ki "Baktılar günlerden cuma, arşivden bir fotoğraf buldular, saçma hikayeyi de döşediler üstüne, kaktırdılar gitti haber diye." Tam bu noktada, fotoğrafın altındaki ilişkili fotoğrafları göster gözünüze çarpıyor ve tıklıyorsunuz, acaba cemaatin başka ne fotoğrafı varmış, günahlarını mı aldım adamların diye.

Ve olabildiğine alakasız fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Şüpheleriniz cevabını aldınız galiba.

2 Ocak 2010 Cumartesi

Memleketimden İnsan Manzaraları - 2

Sanmayın ki bu haberleri tüm haber portalını didik didik arayıp tarayarak buluyorum, bunlar kendinden pişip geliyor, anasayfada manşetten veriliyor. Bakalım 2011'e girdiğimizde sepette kaç tane biriktirmiş olacağız bunlardan. "Blog denen şey aslında kanatlı bir kuştur, blogcuları uçur." sloganıyla hareketle, bu konuda bir anket hazırlamalıyım bence.

Rize'de Merkeze bağlı Gülbahar Mahallesi Atatürk Caddesi'nde böyle bir ev varsa bölgede ikamet eden arkadaşlardan ricam bizlerle bu binanın fotoğraflarını paylaşmaları, çünkü ben artık bu kadarına inanamıyorum.

Ve en sevdiğim kısıma geldik, kafası dumanlı editörden seçmeler. Birinci sırada bir garip üçüncü sayfa haberi, komşular birbirine biber gazı sananlar yanılıyor, komşular öyle çetin cevizmiş, öyle vahşice kavga ediyormuş ki polis amcalar onları biber gazı kullanarak ayırabilmişler, yok artık diyorum, gaz kullanmak alışkanlık olmuş diyerek bu haberi mantıksal bir boyuta taşıyorum. İkinci sırada Gaziantep kentimizdeki Çekirdekçi Han'ın başına gelenlerin hazin öyküsü, yıkılmaya yüz tutması mı dersiniz, yoksa otopark olarak kullanılıyor olması mı dersiniz, yok yetmedi bunlar diyorsanız, işte karşınızda ne kullandığını merak ettiğim okuyucuların güzide yorumları, biri sidik yarıştırma peşindeee diğeriyse bir noktaya saplanmış kalmış: (prensip olarak yorumcuların isimlerini gizli tutacağım.)

Son olarak aslında hepimizin çok yakından tanıdığı "ver başlıkta çoşkuyu, merakı, tıklasın millet içeriği görünce afallasın, hepsi de bu işe müptela olsun, haber maber bahane eğlence şahane" mantığı. Habere tıklamanızla, sayfanın açılması arasındaki geçen internetin hızına göre milisaniyelerde ya da saniyelerde, siz kendi kendinize, "Deniz, otomobilleri 1.5 ay sonra iade etmiş. Hangi Deniz? Deniz insan mı banka mı, borç harç işi mi?" derken, sayfa birden açılıveriyor.

Eminim ki bu başlığı atan insanmüsveddesi, küçükkene "Adım Murat, gel koyayım da iki tur at." ya da "Bunu yazan Tosun, okuyana kosun." tadında esprilerle büyüdü, hatta bunları çıbık kullanarak güzide güney sahillerimizin beyaz kumlarına yazdı, falan filan işte.

Memleketimden İnsan Manzaraları - 1

"Güzide Memleketimden İnciler" olarak da adlandırabileceğim bu köşeyi ne hikmetse, Nâzım Hikmet'in şaheserinin adıyla anmaya karar verdim. Umarım mezarında kemikleri sızlamaz.

Bilenler bilir bu tarz haberlerin hastasıyım ve kendilerini cımbızla çeker gibi bulurum, bulurdum, artık biriktirip saklayacak ve paylaşacağım.

Bu haberin gerçek olup olmadığına mı yanalım, yoksa bunun haber değerinin ne olduğuna mı? Ben derim ki, gelin bugün bu haberin sınıflandırılışına ya da sınıflandırılamayışına yanalım. İlgili haberler listesinde ilk sırayı TOKİ'nin 30 milyar TL lik dev yatırım planı süslüyor, ikinci sırayı bir kolonya şişesi koleksiyoncusu haberi, üçüncü sırayı ise bir transfer haberi (gelin spekülasyonu diyelim de bünye rahatlasın) alıyor. Maşallah, yürü be!

Bu noktada haberi okurken direk hallendim ve dedim ki, gel yavrum sen, gel canım sen, ben seni sınıflandırmasını bilirim. Arkası yarın demek isterdim, severim bu lafı, ama Türkiye yerinde durmuyor, kıpır kıpır insanımız, o yüzden belki yarından da yakın diyerek bitirdim.

Defteri kurcala!